İlk günden iki dilli ürün yapmak
Çeviriyi sona bırakmak, iki dilli bir ürünün en pahalı hatası. URL yapısından tip güvenliğine, en baştan Türkçe ve İngilizce düşünmenin pratik yolları.
Türkiye’de ürün geliştiren birçok ekip için İngilizce “sonra ekleriz” denen bir şey. Sonra geldiğinde de metinler koda gömülmüş, adresler tek dile göre kurulmuş oluyor. Arayüz de ya Türkçenin uzun kelimelerinde ya İngilizcenin kısa başlıklarında bozuluyor.
Dil adresin bir parçası olsun
Dili yalnızca tarayıcı ayarından ya da bir çerezden okursanız, arama motorları ikinci dili hiç görmez. Her dilin kendi adresi olmalı ve sayfalar birbirini hreflang etiketleriyle göstermeli:
<link rel="alternate" hreflang="tr" href="https://www.hillbilisim.com/" /><link rel="alternate" hreflang="en" href="https://www.hillbilisim.com/en" /><link rel="alternate" hreflang="x-default" href="https://www.hillbilisim.com/" />Eksik çeviriyi derleyici yakalasın
Anahtar–değer tabanlı çeviri dosyaları büyüdükçe eksik anahtarlar sessizce birikir. TypeScript kullanıyorsanız bir dilin sözlüğünü tip olarak tanımlayıp diğerini ona uymaya zorlayabilirsiniz. Eksik bir çeviri derleme hatasına dönüşür:
const tr = { hero: { title: 'Merhaba' } }type Dictionary = typeof tr// 'title' eksikse derleme başarısız olurconst en: Dictionary = { hero: { title: 'Hello' } }Tasarımı iki dilde deneyin
- Türkçe metinler çoğu zaman İngilizceden uzun oluyor. Düğmeleri ve başlıkları en uzun dile göre deneyin.
- Büyük harfe dikkat edin: Türkçede “i”nin büyüğü “İ”. CSS’teki büyük harf dönüşümünün doğru çalışması için sayfada doğru lang niteliği olmalı.
- Tarih, sayı ve para birimlerini elle biçimlendirmeyin. Ya Intl API’yi kullanın ya da kendi küçük ve test edilmiş fonksiyonunuzu yazın.
İki dilli düşünmek başta küçük bir ek iş gibi görünüyor. Ama ürün büyüdükçe çeviriyi sonradan eklemenin maliyeti katlanarak artıyor.